Tarihe doğuşun kutlu olsun ey Mursi!

Tarih kadar eskidir kardeşlik ve tarih kadar eskidir ihanet…

“İyiler hep kazanmıştır” tüm masallarda, tüm filmlerde iyi insanlar kazanmıştır. Kötü insanların kazandığı filmlerin devamı muhakkak yayınlanmıştır.

Zulüm unutulacak bir eylem değil. Zalimin makamı ne olursa olsun, hainin kazancı nasıl görünürse görünsün bir şekilde kader adalet edecektir.

İnsan ölümden korkabilir zira korku çok insani bir eylemdir. Ancak büyük dava adamları bu korkuyu yenebilmiş, bu korkunun üstesinden gelebilmiştir. İnanan yüreğin celladına gülümsemesi bu yüzdendir! Yanlış davasının samimi neferi bile kendi iskemlesine tekmeyi kendi basmıştır. Kimi için şehadettir ölüm, kimi için zaferin bir kilometre taşı!

“Asıl mesele ölmek değil” repliği vardı bir zamanlar. Ölmek biz sıradan insanlar için ciddi bir olaydır ancak “ölümüm yaşamımdan ziyade sizi korkutacak” diyebilen gür sedalı dava adamlarına yolda karşılaşılabilen sıradan bir olay gibi gelir.

Yol uzundur, yol çetindir, yük büyüktür. Bu davayı taşıyacak insanüstü sabra sahip olmalıdır. Dava inanan için ölümü unutturan bir olgudur.

İşte bu bağlamda Muhammed Mursi mazlum hüviyeti ile idam cezası verilen ama idama mahkum edilemeyen, belki şehadet hediye edilecek sıradaki dava kurbanıdır.

Firavun tarih boyunca hortlamıştır ama Firavun var oldukça yeni Musa’lar da doğmuştur.

Mazlumun şehadetini tarih yaşadıkça kalbinde taşır. Her mazlumun ölümü tarihe yeni bir kahramanı armağan eder.

Tarihe doğuşun kutlu olsun ey Mursi…

Bir Firavun’u daha Kızıl Deniz’e gömüşün kutlu olsun!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: